29 Ağustos 2016 Pazartesi

Kefir Nedir Faydaları Nelerdir?

Kefir

Kefirin faydalarını sayarsak oldukça fazladır.Günümüz insanı gerek ekonomik kaygılar gerekse manevi zayıflıklar yüzünden oldukça kırılgan ve dayanıksız hale gelmiştir.Bu duruma kimyasal ilaçlarla yetiştirilen bitkiler ve sebzelerde eklenince hastalıklara adeta davetiye çıkarır hale gelmiştir.Doğal beslenmenin önemini hekimler her fırsatta söylüyorlar ama kaçımız bu uyarılara uyabiliyoruz?bence çok azımız.
Kefir Nedir ?
Kefir,kefir taneleri ile elde edilen Kafkas orjinli etilalkol ve laktik asit fermantasyonlarının bir arada oluştuğu tarihi geçmişi olan bir süt içeceğidir. Kefir çok karışık mikrobiyolojik yapıya sahiptir. Boyutları 0,5-3 cm arsasında değişir ve fındık yada Buğday tanesi büyüklüğünde beyaz, beyaz-sarı arasında renklerde küçük karnabahar veya patlamış mısır görünümündedir.
İnsanlar kendi hücrelerinin 10 katı sayıdaki (100 trilyon) faydalı bağırsak mikrobu ile ortak bir yaşam sürdürmektedir. Faydalı bağırsak mikropları (probiyotikler) çeşitli yararlarının yanında dış ortamdan gelen zehirli Maddelerin kana geçmesini engelleyen koruyucu bir bağırsak tabakası oluştururlar. Bağırsaktaki sağlıklı mikrop dengesinin, zararlı mikroplar lehine değişmesi, yani bağırsaktaki mükemmel dengenin bozulması çok sayıda ivegen ve müzmin hastalığa yol açar.
Son yıllarda rafine gıdaların tüketimindeki artışa paralel olarak, turşu, kefir, boza, çeşitli salamuralar gibi geleneksel Fermantasyon gıdalarının az tüketilmesi, süt ve yoğurt gibi fazla tüketilenlerin ise ekşimesin ya da kesmesin diye pastörize edilmesi ya da Antibiyotik katılması vücudumuzun mükemmel probiyotik dengesini alt üst etmiştir.
Kefiri kimileri mantar olarak tarif eder,kimileri ise maya olarak tarif eder.Çoğaltılabilindiğine göre mantar olarak kabullenmek akla daha yatkındır.Kefir,özellikle Kafkaslarda yaygın olarak kullanılan bir içecektir.Kafkaslarda bu içeceğin soğuk kış aylarında özellikle çocukların dayanıklılığını arttırdığına ve hastalıklara yakalanma sirkini azalttığına kanaat getirilerek bolca içirilir.Bu konuda haksız da sayılmazlar.Kefirin birçok faydası olduğu kanıtlanmıştır.Bunlardan nelerdir.
-Kanserin oluşmasına yada ilerlemesine engel olduğu bilinen en yaygın faydasıdır.
-Sindirim sistemini güçlendirmek
-Antimikrobiyal aktiviteyi üst düzeyde tutmak
-Besinler ve barsaklardaki emilim sağlayıcı yüzeyler açısından patojen mikroorganizmalarla yarışarak mukozal adezyonlarını ve beslenmelerini önlemek
-Antitoksin üretmek ( zararlı toksinleri yok eden madde üretmek)
-İmmün fonksiyonları güçlendirirler
-Gastrointestinal sistemi enfeksiyonlardan korurlar
-Allerjik reaksiyonlardan koruyucu özellik taşırlar ve alerjik koliti önler
-Antioksidant ( kanser karşıtı ) özellik gösterirler
-Kan lipitlerini ( kolesterol..) azaltırlar
-Laktoz ( süt şekeri) emilimini arttırırlar
-Çocuklarda kabızlık ve ishal döngüsünün sürekli görüldüğü bir çeşit hastalık olan irritabl barsak semptomlarının kontrolünde yarar sağlar
-Gebelik de kullanımı ile annede ve bebekte obesiteyi engeller.
-Kefir içerisine bir çay kaşığı Zencefil bir çay kaşığı Zerdeçal bir çay kaşığı Keten tohumu bir diş Sarımısak ezilerek karıştırılır,çocuklar günde bir çay bardağı ,büyükler günde bir su bardağı içmelidir.
Kefirde bulunan probiotiklerin kanser başta olmak üzere stres,sindirim sistemi rahatsızlıklarına iyi geldiği ve sakinleştirici etkisi olduğu kanıtlanmıştır.Kefir fermantasyonla oluşturulmuş bir süt içeceği olmakla birlikte, probiotik bakteri ve maya karışımı için iyi bir örnek oluşturmaktadır.
Kefir krema kıvamında, hafif ekşimsi tadı olan fermante bir süt içeceğidir. Kefir adı, kef'ten türetilmiş olup, Türkçe mutluluk verici tat olarak tanımlanmıştır. İlk kefir granüllerine veya kefirin ilk kez üretildiği zamana ait bir tarihi kayıt bulunmamaktadır. Şu bilinmektedir ki, kefir granülleri ilk kez Rusyada, Kuzey Kafkasya dağlık bölgesindeki kabilelerden gelmektedir. Hala üretilmekte olan ürünler kefir, kiaphur, kefyr, kefer, knaphon, kepi ve kipe adlarını almaktadırlar .
Kefir de diğer bazı fermante ürünler gibi yeterli doz ve sürede verilirse insan ve hayvan organizmalarında sağlık için katkıları olan probiyotik olarak nitelendirilen fermente bir ürün grubundadır. Bu noktadan hareketle kefir de probiyotikler arasında değerlendirilebilir.
Yapılan insan temelli çalışmalarda bu fermente edilmiş süt ürünlerinin tüketiminin laktozun sindirilmesine ve toleransına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Diğer bazı araştırmalara göre kefir içinde taşıdığı canlı mikroorganizmalar ve düzenli doz ve doz aralıklarında alındığında bağışıklık sisemini kuvvetlendirmektedir.. Böylece fermante sütlerin kullanımı sonucunda kanser oluşumları önlenebilmektedir.

Isırgan Otunun Faydaları

Isırgan Otu


Arapça ismi:Encüreh,Kurays,Nebat en-nar,Harbak
İngilizce:Nettle
Almanca: Nessel
Latince İsmi:Urticae pillulifera (dioica)
Bakın bu konuda Prof Dr İbrahim Saraçoğlu ne diyor?
Isırgan otu Allahın yarattığı ve insan oğluna şifa olması için bizlere bahsettiği çok önemli  bitkilerden birisidir.
"Isırgan otu bu güne kadar tanıdığım en karmaşık bitkilerden bir tanesidir.Onu araştırırken daha dikkatli ve sabırlı olmam gerektiğini anladım.Isırgan birbirlerinden tamamen farklı yüzlerce bitkiye uyguladığım sistematiğime ve araştırma metedolojime kesinlikle uymuyordu.Hem kimyası hemde biyokimyası değişiklik gösteren bir bitki.Bu güne kadar incelediğim ve araştırdığım hiç bir bitkiye benzemiyordu.Bir kısım etkin maddeleri metebolitlere doğrudan etki ederken,bazı etkin maddeleri de hormonal denge üzerinden etki ediyor.Ona nasıl kızabilirim,ama beni çok fazla yoruyordu.Beni kendisini tanımamda çaresiz bırakmıştı.Yıllar içerisinde geliştirmiş olduğum sistematiğe ve sistematiğimin kurallarına adeta karşı çıkıyordu.Isırganla inatlaştığımın farkına vardım.Bana adeta "beni tanımak için ya sistematiğini ve kurduğun sistematiğinin kurallarını değiştir yada beni istisna kabul et" der gibiydi.Yaklaşık otuzbeş yıldır sistemli olarak geliştirdiğim ve kurduğum araştırma kurallarını ve prensiplerini değiştiremezdim.Ve yıkmaya  veye değiştirmeye de hiç niyetim yoktu.
Isırgan doğal ortamda çevre şartlarına aşırı derecede bağlı bir bitkidir.Yetiştiği toprağın mineral ve tuz dengesinden en çok etkilenen bitkidir.Onun iri ,sağlıklı ve geniş yapraklı yapısına bakarak "işte bu en etkili olanıdır." diye düşünüp,sakın aldanmayınız.Cılız görüp de toplamak istemediğiniz  bir ısırgan,tedavi amaçlı olarak öylesine güçlü ve etkili olabilir ki ..Bazende cılız görüp toplamamakla doğru karar vermiş ola bilirsin.Bunu yazmakla sizi ikilem içinde biraktığımın farkındayım,Peki tedavi gücü en etkili olanını nasıl ayırt edeceğiz?Yukarıda da belirttiğim gibi ,ısırga benim için en karmaşık bitki olmuştur.Araştırmalarımda beni en çok yoran bitki olmuştur.Çünkü içerdiği etkin maddelerin bütünlüğü yetiştiği toprağın kimyasal yapısın ve asitlik derecesine (pH) öylesine bağlıdır ki,topladığınız yerden birkaç yüz metre ilerideki ısırgan aynı özelliğe sahip olmaya biliyor.Çünkü oradaki toprağın kimyasal yapısı ve nem oranı ve de tuz dengesi biraz farklılık göstermeye görsün ..Şimdi size başka bir örnek vermek istiyorum,duvar dibinde yetişen ısırgan ile hemen birkaç metre ileride ve açıkta yetişen ısırgan arasında etkin maddelerin bütünlüğü açısından önemli farklılıklar vardır.Toprağın kimyasal yapısı ve elektrolit dengesi aynı olmasına rağmen...Peki birbirlerin sadece birkaç metre uzakta olan bu iki ısırganın etkin maddeler bütünlüğü bakımından farklılıkları nereden kaynaklanıyor?Bunun sebebi de duvar dibinde yetişenin gün içerisinde güneşi daha az görmesi ve yine duvar dibinde yetişenin toprağının daha nemli olmasıdır.Duvardan sadece birkaç metre uzakta olan ısırganın ise gün boyu güneşi daha fazla görmekte ısırganın etkin madde bütünlüğünü kolayca etkileyebilmektedir.Tanıdığım en karmaşık bitki derken bu özelliğini vurgulamaya çalıştım.İşte ısırganın bu özelliğinin olması ona ayrı bir gizemlilik katmaktadır.Kısaca ısırganın etkin madde bütünlüğü hem çevre şartlarından,hem toprağın  kimyasından ve neminden hemde güneşten büyük oranda etkilenmektedir.Bu özelliği tanıdığım başka bitkiler bu boyutlarda göstermiyordu.Yukarıda birinci paragrafta tartıştığım ve kavgasını verdiğim ve de savunmasını yaptığım sistematiğime ve bu sistematğimin kurallarından asla vazgeçmeyeceğimi ve bu konuda taviz vermeyeceğime de kesin kararlıydım.Ancak onu bir istisna olarak tanımak ve kabul etmekte istemiyordum.Onun bu özelliği beni adeta yol ayrımına getirmişti.Uzun yıllar emek vererek geliştirdiğim bilimsel kurallarıma uymuyordu.Çoğu bitkilerde olduğu gibi ara vererek çalışıyordum,çünkü hep aynı bir bitki üzerinde çalışmak insanı kolayca kısır döngü içerisine sokabiliyordu.En doğru olan kısa aralıklarla değişik bitkiler üzerinde çalışmaktır.Bu sayede hem monotonluk hemde kısır döngü riskini yaşamaktan uzaksınız demektir.
Isırgan etkin maddeler kompozisyonunu çevre şartlarına (iklime,havanın nemine,güneşin şiddetine,güneş alış süresine ) ve toprağın kimyasına mikro biyolojik florasın,asitik derecesine,elektrolit dengesine ve toprağın nemliliğine sıkı sıkıya bağlıdır.

Yetiştiği Yerler:Hemen hemen her yerde ve bölgede yetişir.Su kenarları dere yatakları ve yol kenarlarında bolca bulunur.İki türü vardır bodur ve uzun olanı ,uzun olanı bir metreyi geçer.Burada dikkat edilmesi gereken nokta ısırganın toplanmasıdır.En iyi faydayı almak için yukarıda belirttiğimiz şekilde toplanmalıdır.
Kullanılan Kısımları:Kök,yaprak ve tohumlarıdır.
Tıbbi Özellik Ve Faydaları:Sarı çiçekli,ince sert tüyleri vardır.Tüylerine dokunulduğunda cilde tahriş verir.Isırganın fayda verenini iyi seçmek gerekir ,toplama zamanını ve şeklini bilmek vereceği faydayı arttırır.Çok fazla güneş alan yada almayan yerde bulunanlarını değil güneşi ve gölgeyi ölçülü alan yerlerden toplanmalı,toplandıktan sonra bağ haline getirilerek gölge bir yerde ters olarak asılarak kurutulmalıdır.
a-Çay olarak içilecekse 8-9 gr içilmeli ,fazlası öksürük yapar.Fazlası böbreklere yan tesir yapabilir.Böbreklere yan tesir yapmaması için kesira ile beraber alınmalıdır.
b-Isırgan tohumlarından 9-10 gr kadarı,kitre yada hunnap şerbeti ile yutulursa kanseri ve ondan doğan yaraları ve şişlikleri iyileştirir.
c-İnek sütü ile karıştırılıp içilirse şehveti arttırır,balgamı söker.
ç-Yapraklarından yapılan lapa dıştaki oluşan yaralara sürülürse iyileştirir.
d-döğülerek bala karıştırılıp macun yapılarak yenirse nefes darlığına ,astıma iyi gelir.
e-Isırgan otu kaynatılarak içilirse mantar zehirlenmelerine iyi gelir.
f-Romatizmalı,felçli yerler ısırgan otu  ile kamçılanırsa  şifa bulur.
g-Yaraların erken iyileşip kapanmasını sağlar.
ğ-Bal ve sirke şerbeti ile içilirse böbreğe ve dalağa iyi gelir.
h-Kulunç ve iç organlarda toplanmış suları(istiskayı) tedavi eder.
ı-Kökü yaprakları ile birlikte kaynatılarak suyu içildiğinde kan yapar kanı temizler.
i-köpek ısırdığı zaman yapraklarını yakı olarak kullanmak faydalıdır.
j-Her gün 2,5 gr bal ile içilirse yahut döğerek (7-8 gr )üzüm şurubu veya taze sığır sütü ile içildiğinde cinsiyet organlarını kuvvetlendirir.
k-Burun kanamasını dindirir.
l-Isırgan tohumu,kereviz tohumu ve koyun sütü ile yenildiğinde şehveti arttırır.
m-Boğaz ağrılarına ve her türlü vereme iyi gelir.
n-A ve C vitamini ihtiva etmektedir.
o-Isırganın yemeği yapılarak yenilirse göğsü,karaciğeri,mideyi temizler,anne sütünü çoğaltır.
ö-Macun yapılıp yendiğinde Basura iyi gelir.
p-Isırgan saçlara canlılık ve parlaklık verir.Saç kepeğine karşı etkilidir.
r- Isırgan kabızlığa da iyi gelmektedir.
s-Isırgan eski tarihlerden beri kanser tedavisinde kullanılmış bir bitkidir.Ak ciğer kanserinde ,kanserin ilerlemesini durdurur.bazende tamamen iyileşmesine vesile olur.
Isırgan otunun kabızlığa, astıma ,gut hastalığına ,romatizmal şikayetler,bel soğukluğuna ve tüberküloza karşı kullanıldığı tarihçesi içerisinde bir çok yerde belirtilmiştir.Son yıllarda Avrupa ülkelerinde ısırgan tohumlarının kapsül haline getirilerek,iyi huylu prostat tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.
DİKKAT: Isırgan otu hemen hemen birçok bitkide bulunan idrar söktürme (diüretik) özelliğine de sahiptir.Vücuttan su atılmasında oldukça etkilidir.Su atılması esnasında elektrolit de atılmaktadır.Kısaca vücudun tuz dengesini etkilemektedir.Tuz dengesi denilince potasyum,sodyum,kalsyum gibi iyonlar akla gelmelidir.Özellikle potasyum kalp için çok önemlidir.Potasyum dengesizliği kalp ritim bozukluğuna (aritim,ekstrasistol) neden olabilmektedir.Bu yüzden ısırgan çayını sık sık tüketenlere ısırgana karşı ölçülü olmalarını öneririz.

28 Ağustos 2016 Pazar

Çoban Çantası Otunun Faydaları

Çoban Çantası
Diğer Adları:
Çoban çantası otu, Hirtentâschel, Capsella bursa-pasturis
Çoban kesesi
Çoban torbası
Çıngıldak otu
Basur otu
Kan otu
Rahim otu

Familyası:
Turpgillerden, Kreuzblütler, Brassicaceae (Cuciferae)
Nerelerde  Bulunur: Çoban çantası otu ülkemizde her bölgede yetişir.Özellikle tarla sınırlarınca ekili alanların kenarlarında ve hatta meralarda bolca bulunur.Tohumu kalp şeklindedir.Çantaya da benzemesinden dolayı ismi çoban çantasıdır.
Coban Cantasi

Faydaları:
Çoban çantası , şiddetli adet kanamalarında, alışılmış tarihten 8-10 gün önceden başlayarak, günde 2 bardak bitki çayı içilir. Bu çay, ergenlik çağındaki adet kanamalarını düzenlemek için de  kullanılır.
Menopoz dönemindeki her kadın, 4 hafta boyunca günde 2 bardak içmeli, 3 hafta ara verdikten sonra devre devre yinelenmelidir. Bebek emziren genç anneler, memeleri şiştiğinde bir süzgecin  içinde buğuda pişirdikleri bitkiyi iki bez arasına yerleştirerek, kompres biçiminde uygulayabilirler.
Çoban çantası ve kırkkilit otu eşit karışımından hazırlanan ve günde 2 bardak içilen çay da, böbrek kanamalarında özellikle önerilir.
Ama çoban çantası (Ökse otu gibi), kan dolaşımını da düzenleyen bir bitkidir ve alçak tansiyonda olduğu kadar yüksek tansiyonda da önerilir. Ökse otu çayı gece boyunca soğuk suda  bekletilerek demlendiği halde, çobançantası çayı haşlanarak demlenir.
Tansiyon normale dönene kadar, günde 2 bardak çay içilebilir. Çobançantası yine öksürük otu gibi, Döl yatağı (Rahim) kanamalarında da etkili bir iyileştirme gücüne sahiptir.
Bu tür hastalıklarda da çay, rahatsızlık sona erdiğinde bırakılmalıdır. Bu çok değerli bitki, yüzeysel kas yapısı hastalıklarının ve iç organ kasları gevşekliğinin tedavisinde çok önemli bir    yardımcıdır.
Eğer kas erimelerinde hiçbir çare bulunamıyorsa, bu bitki kullanılabilir
Aşağıda tarif edildiği şekilde hazırlanan çobançantası tentürü ile hasta organ günde birkaç kere ovulur ve içten de, günde 4 bardak Arslan Pençesi Çayı içilir.
Çoban Çantasının Faydalarını Şöyle Özetlemek Mümkündür
- Böbrek Kumları: Çoban çantası kaynatılıp balla tatlandırılarak 1′er çay bardağı içilir
- Böbrek İltihabı: Çoban çantası,hatmi ile beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
- Yara İyileştirici: Çoban çantası haşlanıp yaralara lapa olarak vurulur.
- Aybaşı Düzenleyici: Çoban çantası,ayrık otu köküyle beraber kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.
- Basur (Hemoroid): Çoban çantası kaynatılıp günde 3-5 kere pansuman yapılır.
- Kabızlık (Peklik): Çoban çantası kaynatılıp balla tatlandırılarak yemeklerden sonra içilir.
- Burun Kanaması: Çoban çantası kaynatılıp buruna çekilir.
- Rahatlatıcı: Çoban çantası kaynatılıp balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir.

UYARILAR: 
Çoban çantasının bilinen bir yan etkisi yoktur. Gebelik sürecinde kullanılmaması tavsiye edilmektedir.

Defne Yaprağının Faydaları


Defne Yaprağı

Defne Yaprağı

Defne yaprağı hoş koku ve aroması ile birçok kişinin severek kullandığı bir bitkidir. Özellikle yemeklere harika bir tat ve aroma kazandırır. Et yemeklerinde, balık yemeklerinde birçok kişi tarafından tercih edilir. Ünlü lokantalar bu şifalı ve leziz bitkinin yaprağını bolca kullanırlar.
Mutfakların vazgeçilmezi olan özellikle Akdeniz mutfaklarında sık sık kullanılan, yemeklere enfes bir tat katan defne yaprağı, son zamanlarda faydaları ile de adından söz ettiriyor. Yurt dışındaki ülkelerde de özellikle ünlü restoranların vazgeçilmez bitkilerinden biridir. İşte bu şifalı yaprağın faydalarından bazıları:
  1. Soğuk algınlığı, grip gibi kış hastalıklarının önlenmesine yardım eder.
  2. Balgam sökücü özelliği vardır.
  3. İdrar söktürücüdür.
  4. Astım gibi solunum hastalıklarına fayda sağlar.
  5. Yapılan bir araştırmaya göre, bu yaprağın yaraları kısa sürede iyileştirdiği, açık yaraların çabuk kapanmasını sağladığı sonucuna varıldı.
  6. Kolesterolü düşürür.
  7. Cildi gençleştirir. Genç bir görünüme sahip olmayı sağlar. Kırışıklıkları önler. Cildinizin genç kalmasını istiyorsanız yemeklerinizde bir parça defne yaprağı kullanmayı unutmayın.
  8. Kuru ciltler için de oldukça faydalıdır.
  9. Aknelere iyi gelir, geçmelerini sağlar.
  10. Artrit gibi kemik hastalıklarının iyileşmesine yardım eder.
  11. Mikroplara karşı savaşır. Bakteriyel enfeksiyonları engeller.
  12. Kulak ağrılarına iyi gelir.
  13. Egzama ve sedef hastalığı gibi el ve vücutta çıkan yaralar için de oldukça faydalı bir bitkidir.
  14. Romatizmaya iyi gelir.
  15. Mantari veya viral enfeksiyonlara fayda sağlar.
  16. Alzheimer hastalığı için de yararlıdır.
  17. Yapılan araştırmalar sonucunda parkinson rahatsızlığına da iyi geldiği ortaya çıkmıştır.
  18. Görme bozukluklarına iyi gelir.
  19. Sakinleştirici özelliği vardır.
  20. Ülser gibi mide hastalıklarına oldukça büyük fayda sağlar. Mideyi güçlendirir.
  21. Kalp damar sağlığını korur.
  22. Lösemi yani kan kanseri ve cilt kanseri gibi kanser türlerine fayda sağlar.
  23. Bel ağrılarını giderir.
  24. Migren ve baş ağrılarına da fayda sağlar.
  25. Kan şekerini düşürmeye yardım eder. Yüksek kan şekeri olup düşüremeyen kişiler defne yaprağı kullanabilir.
  26. Sindirim sistemini rahatlatır, gaz giderici özelliği vardır.
  27. Ateş düşürücüdür.
  28. Vücuttaki mikrop, bakteri ve mantarların üremesini, çoğalmasını engeller.
  29. Antibiyotik özelliği vardır.
  30. Terlemeyi sağlar. Bu şekilde ter yolu ile vücuttan mikroplar atılabilir. Bu da vücudu rahatlatır, terleme ile tuz ve su yolu ile vücuttaki mikroplardan kurtulmak mümkündür. Ayrıca terleme ile vücut ısısı da düşer.
  31. Vücuttaki hormonların ve enzimlerin salgılanmasını, aktivitesini düzenler.
  32. Diş ağrısına iyi gelir.
  33. Saçların sağlıklı bir şekilde uzamasını sağlar. Saçlarınızın uzamamasından yakınıyorsanız bu yaprağı kullanabilirsiniz.
  34. Saç dökülmesini önler.
  35. Regl dönemi düzensiz olan yada zamanı geldiğinde adet kanaması olmayan kadınlar da bu bitkiyi tüketmelidir. Adet kanamasını düzenler ve zamanında gelmesini sağlar.
  36. Zayıflamaya yardım eder.
                               
Uyarılar:Yararları olduğu gibi bu bitkinin de yan etkileri veya bazı zararları bulunabilir.
  1. Hamile ve emziren bayanların kullanmaması gereken bir bitkidir.
  2. Merkezi sinir sistemine zarar verebilir.
  3. Şiddetli bir şekilde koklandığı zaman solunum sistemine zarar verebilir.
  4. Fazla kullanım alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
  5. Alerjisi olanlar kullanmamalıdır.

26 Ağustos 2016 Cuma

Semiz (Pirpirim) Otunun Faydaları (Portulaca oleracea)

Semiz Otu
Portulaca oleracea

Semizotunun Kullanımı

Yemek Olarak:Bazı yörelerde Pirpirim adı ile bilinen bitkinin çeşitli yemekleri, salataları ve cacığı da yapılmaktadır.Yaz aylarında toplanan semiz otları 1 cm kesilerek temiz bir bez üzerine serilir ve gölgede kurutulur.Kış aylarında  soğanla kavrularak yemeği yapılır.Cacığı da oldukça lezzetli olur.Taze Semiz otu ince ince kıyılır Aynı şekilde taze nanede kıyılır.3-4 diş sarımsak az tuz ile iyice havanda ezilir bir kase taze yoğurt içine katılır tuzu ayarlanarak iyice karıştırılır lezzetine diyecek olmaz. Ayıra böreği salatası da yapılmaktadır.
Semiz Otunun İçeriği:Latince adı Portulaca oleracea olan bu şifalı bitki ülkemizdeki birçok yörede farklı isimler ile adlandırılır. Gaziantep yöresinde pirpirim adı ile anılırken, purslane, semizebe gibi farklı isimler ile de anılır. Ayrıca semiz otu olarak yazan kişiler de vardır. Kalorisi çok düşüktür. Omega 3 yağ asidi içerir. Yaprakları salatalarda kullanılır. Aynı zamanda ıspanak yada ebegümeci gibi pişirilerek de kullanılabilir. Oldukça besleyici bir sebzedir. A, B1, B2, B3, B6, C ve E vitaminlerini yüksek miktarda bulundurur. Ayrıca kalsiyum, magnezyum, potasyum, manganez, demir ve bakır gibi mineralleri de içerir. Bitki, sarı, pembe yada kırmızı renkte çiçekler açabilir. Dağlarda, bayırlarda kolaylıkla rastlanabilen bir bitkidir. Yetiştirilmesi de oldukça kolaydır.Bu leziz bitkinin sağlık açısından birçok faydası vardır. İşte
semizotu faydaları:
  1. Potasyum içeriği nedeniyle dolaşım sisteminin düzenlenmesine katkı sağlar.
  2. Kan şekerini düzenlemeye yardım eder.
  3. Enerji verir.
  4. İyi bir antioksidan kaynağıdır.
  5. Demir içeriği nedeniyle vücuttaki beyaz ve kırmızı kan hücrelerinin yapısına katkı sağlar.
  6. Anemi yani kansızlığı önlemeye yardım eder.
  7. Kan basıncını düzenler.
  8. Kasları güçlendirir.
  9. Böbreklerdeki kumları ve taşları dökmeye yardım eder.
  10. Doğal bir kalsiyum ve magnezyum kaynağıdır.
  11. Kalp sağlığını destekler, kalp dostudur.
  12. İçerdiği kalsiyum sebebiyle dişlerin ve kemiklerin güçlenmesine yardım eder.
  13. Felç riskini azaltır.
  14. Gut hastalığına da iyi gelir.
  15. Yüksek oranda omega 3 yağı içerir. Balık yağında da bulunan omega 3 bu şifalı sebzede de bulunduğu için, çokça tercih edilir. Balık yemeyi sevmiyorsanız, omega 3 ihtiyacınızı bu bitkiden karşılayabilirsiniz.
  16. Kansere karşı da koruma sağlar. Özellikle ağız ve akciğer kanserine karşı da korur.
  17. Cilt güzelliği sağlar.
  18. İdrar söktürücü özelliği ile de bilinir.
  19. Hemoroid yani basura karşı da faydalıdır.
  20. Kalorisi düşük olması sebebiyle diyet yapan, kilo vermeye çalışan kişiler tarafından da rahatlıkla tüketilebilir.
  21. Sindirim sistemini rahatlatır. Kabızlığı önlemeye yardım eder.
  22. Ülsere karşı da faydalıdır. Mide rahatsızlığı olan kişiler tarafından kullanılabilir.
  23. Egzama gibi cilt hastalıklarına karşı da şifa sağlar.
  24. Soğuk algınlığına karşı da koruma sağlar.
  25. Karaciğere de yarar sağlar.
  26. Kolesterolün düzenlenmesine yardım eder.
  27. Çocukların beyin gelişimini düzenler.
İşte bu şifalı bitkinin sağlık açısından bu kadar çok faydası vardır. En basitinden salataların içine bu leziz bitkiyi ekleyerek şifa bulabilirsiniz. Yemeğini yaparak da bu sağlık dolu bitkiden yararlanabilirsiniz.

Yan etkileri

Bilinen büyük bir yan etkisi olmamak ile birlikte aşırı miktarda tüketilirse C vitamini kaybına yol açar.

Keklik Otunun Faydaları (Adonisröschen)

Keklik Otu
Keklik Otunun Faydaları:(Adonisröschen)
Baharatlar keskin koku ve aromalarıyla yemeklerin lezzet çeşnisi, faydaları ile de pek çok rahatsızlığın tedavi destekçisidir.
Keşfedilmemiş yönleri ve bilimi her geçen gün şaşırtan güçleriyle batı tıbbına destek olan baharatlar, doğru miktar ve kombinasyonlarda kullanılmalı. İşte bu faydalı bitkilerden biri de, biberiye ve kekik ile aynı aileden gelen fakat mutfaklarımızda fazla bulunmayan keklikotu…
Keklikotu, doğadaki en zengin antioksidandır. Elmadan 40 kat, patatesten 30 kat, portakaldan 10 kat, yaban mersininden ise dört kat daha fazla koruyucu güce sahip olan bu bitki hücre hasarını önler, cilt kuruluğundan damar hastalıklarına kadar pek çok sorunda iyileşme sağlar.
Kas gelişimini ve tansiyon dengesini sağlayan, sinir sistemini besleyen magnezyum, kemik ve diş sağlığı dostu kalsiyum, bağışıklık güçlendiren çinko, enerji ve zindelik sağlayan kan yapım minerali demir, kalp-damar hastalıklarından koruyan potasyum ve yara iyileşmesinde etkili olan bakır mineralleri içerir. Ayrıca cilt ve karaciğer sağlığı için elzem olan A Vitamini, vücudun koruyuculuğunu güçlendiren C Vitamini, kan pıhtılaşmasında rol alan K Vitaminleri, protein, yağ ve karbonhidrat kaynaklarından enerji elde etmek için gerekli olan niasin bakımından zengindir.
Faydaları Neler?Omega-3 yağlarından da zengin olduğu için “yeşil yağ” lakabını taktığım keklikotu, vücudun üretemediği yağları sağlaması açısından en büyük sağlık destekçisidir. İçeriğindeki özel aroma ve şifasını sağlayan kokulu yağ timol, güçlü bir antiseptik ve antienflamatuvardır. Pek çok ağız gargarasında bu tadı yakalamışsındır. Timol, aynı zamanda harika bir hazım yardımcısıdır. Mantar, maya, bakteri ve parazitlere karşı savaşır. Hastalıkların oluşmasını önlediği gibi, yayılmasının da önüne geçer. Eklem fonksiyonlarında sorun yaşayanlar için de şifa kaynağıdır. Bunların dışında, keklikotu “rozmarinik asit” denen özler içerir. Bu sayede, karaciğer, kalp hastalıkları ve astıma sebep olan enflamasyonu azaltır. Antikanserojen özelliği ile pek çok kanser türünün önlenmesine ve hastalığın kötüye gidişini durdurmaya yardımcı olur. Kansere yol açan toksinlerin yanı sıra kolesterolü de bağlayarak vücuttan atılmasını sağlar. Bu şekilde kolesterol yüksekliğine bağlı kalp damar hastalıklarının da azalmasına destek verir.
Satın Alma ve Saklama Tüyoları:En iyi aroma için keklikotu taze ve lekesiz olmalı. Yaprak ve dallarının sert ve nemli olmasına dikkat etmelisin. Taze aldığında ise, kâğıt havluya sararak ağzı sıkıca vakumlanan bir saklama kabına koyup saklayabilirsin. Daha uzun süreli depolamak istersen ince ince kıy, sonra da su veya sebze suyu ile karıştırıp buz küplerine doldur. Bu şekilde dondurarak yaz-kış çorba, et veya sebze yemeklerinde kullanabilirsin. Kuru aldığın keklikotunu ise koyu renk cam kavanozlara aktarıp, kuru ve karanlık bir ortamda altı ay kadar saklayabilirsin.
Mutfağında Nasıl Kullanırsın?Isıyla tadı kaybolup acılaşabileceği için, pişirme aşamasında yemeklere en son eklenmelidir.
Soslara (özellikle domates, sarımsak ikilisi ve fesleğen ile) çok yakışır. İtalyan ve Meksika mutfağında sote ve kızartma sebzelerde sık kullanılır.
Mantar ve soğan sotelerine çok yakışan keklikotunu, pizza, makarna, sarımsaklı ekmek ve sandviçlerine serpmeyi deneyebilirsin.
Omlet ve menemene de çok yakışır.
Zeytinyağına keklikotu dalları ekleyip bambaşka bir aroma elde edebilirsin.
Salata soslarında farklılık arayanlar için kalorisiz bir seçimdir.
Akdeniz bölgesi dışında Asya’da da yetişen keklikotu özellikle İspanyol, Meksika ve İtalyan mutfaklarında yemeklerin lezzetini arttırmak amacıyla sıkça kullanılan bir baharattır. Sağlık yönünden ise çok eskiden beri mide bulantısısindirim sistemi sorunları, deniz tutması ve diş ağrılarına karşı kullanılmaktadır.
Keklikotu sadece yemeklerde baharat ve tedavi amaçlı olarak değil ayrıca kimya sektöründe sabun gibi kozmetik ürünlere koku vermek içinde kullanılmaktadır.

Tedavisinde Keklikotu Kullanılan Rahatsızlıklar

  • Mide bulantısı
  • Deniz tutması
  • Sindirim sistemi sorunları
  • Antioksidan olarak vücudu temizleme
  • Antimikrobiyal olarak cilt yaralarında
  • Gastrit belirtilerinin azaltılmasında
  • Sinüzit tedavisinde
Yukarıda listelediğimiz sorunların tedavisinde kullanılan keklikotunun etkisini kanıtlayacak bir bilimsel çalışma sonucu bulunmamakla birlikte pek çok farklı kültürde uzunca süredir kullanılmaktadır. Siz yine de kendinizi garantiye almak adına keklikotu kullanmaya başlamadan önce doktorunuza danışın.
Keklikotunun Kullanımı:
Keklikotu yapraklarından çay hazırlayarak özellikle hazımsızlık durumlarında kullanabilirsiniz. Otun yapraklarından elde edilen yağ ise diş ağrısı veya cilt sorunlarının tedavisinde kullanılabilmektedir.

Keklikotunun Yan Etkileri

  • Keklikotu yağı kullanacaksanız mutlaka başka bir yağla inceltmelisiniz çünkü etkisi çok fazla olacaktır
  • Cildinizde kullandığınızda tahrişe neden olabilir
  • Gebelik döneminde kullanmayın
  • Keklikotu yağını ya da kapsülünü mutlaka mideniz doluyken kullanın
  • Egzama bulunan bölgelerde kullanmayın
  • Bazı çalışmalar hormon seviyeleri üzerinde etkisi olduğu yönünde sonuçlara sahiptir

At Kuyruğu Bitkisinin Faydaları

At Kuyruğu
Bitki Adı: Atkuyruğu
Latincesi: Equisetum Arvense
Diğer Adları: Tilki kuyruğu, Zemberekotu, Beygir kuyruğu
Detaylı Açıklama:
At kuyruğugillerden; kök sap ömürlü olan, nemli yerlerde yetisen bir bitkidir.
1 metreye kadar yükselebilen, çiçeksiz otsu bitkilerdir. İdrar tutukluğunu giderir. İdrarı arttırır. Böbrek taslarının düsürülmesinde yardimci olur. Idrar torbasindaki iltihabi giderir. Kan isemeyi keser. Albümin miktarini düsürür. Zatülcenp ve karaciger hastaliklarinin tedavisinde kullanilir. Nikris ve romatizmanin sikayetlerini giderir. Tavsiye edilen miktardan fazla kullanilmamalidir.
Silicic asidin genel olarak vücudun direncini mikroplara karsi arttirdigi ileri sürülür. Bunun kaniti olarak da, at kuyrugu iIe hazirlanan ilaçlar alindiktan sonra kandaki akyuvarlarin geçici olarak yükselmesi gösterilir. Bu etkisi için tüberküloz ilaçlari bulunmadan önce, genis olarak verem tedavisinde kullanilmistir. Yine silicic asidin akciger yaralanmalarinda iyilestirici etkisi olmasi da bu kullanimda etkili olmustur.
At kuyrugunun en önemli etkisi genel metabolizmayi ve bag dokusu direncini arttirmasidir. Bu sayede eklemlerin romatizmal hastaliklarinda,eski kirik kemik agrilarinda, hanimlarda üreme organlari kaynakli, mikrobik hastaliklara bagli olmayan agrilarda kullanilabilir.
Kullanilisi:At kuyrugunun topraküstü kisimlari bahar ve yaz aylarinda toplanarak gölgede kurutulur ve suyla kaynatılarak içilir.

Aynısefa Bitkisinin Faydaları

Aynısefa Bitkisi

Aynısefa Bitkisi (Calendula – Garden marigold – Holigold – Mary bud – Pot marigold)

Aynı Sefa Bitkisi:
Latince:Calendula officinalis 
Ingilizce adi:Marigold  Calendula – Garden marigold – Holigold – Mary bud – Pot marigold
Memleketimizin pek çok yerinde yetişen otsu bir bitkidir, bir bahçe çiçeğidir. Bahçelerde ve saksıda süs bitkisi olarak sıkça yetiştirilmektedir. İsteyen, bitkiyi bahçesinde veya balkonunda yetiştirebilir. Tohumları ile çoğaltılır. “Şamdan çiçeği”, “Portakal nergisi” olarak da bilinir. Bir yıllık dayanıklı bir bitkidir, yarım metreye kadar boy atar. Güneşli yerleri, kum ve kil karışımı gevşek toprakları sever. Portakal sarısı rengindeki çiçekleri Mart ayından başlayıp sonbahar sonlarına kadar açar. Bazı değişik türleri de vardır, ama hepsinin şifalı özelliği eşittir.Sabahları saat 7′den sonra da çiçekleri kapalı kalmayı sürdürdüklerinde, o gün yağmur yağacağına işarettir.Taze olarak kullanmak gerektiğinde yaprakları ve saplan ile toplanır. Güneşin en yakıcı olduğu zamanda toplanması gerekir. Çünkü bitkinin şifalı gücü ancak o sırada zirveye ulaşmış olur. Kırağı düşene kadar, yani sonbahar sonlarına kadar bahçeden taze olarak toplanabilir.Kışın kullanmak için; çiçek tablaları ve yerüstü kısımları Yaz başından sonbaharın başlarına kadar toplanır, gölge ve havadar bir yerde titizlikle kurutulur. İyice kuruduktan sonra ince ince kıyılan yapraklar, çiçek yaprakları ile karıştırılır ve hava almayan kaplarda saklanır. İhtiyaç hissedildiği zaman 1-2 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynar suda 10-15 dakika süreyle demlendirilir, günde 3 defa birer bardak içilir. Dıştan kullanım için hazırlanan çay için iki misli bitki kullanılmalıdır.
• Vücuda kuvvet verir, kalbi rahatlatır.
• İştah açıcıdır.
• Sindirimi kolaylaştırır.
• Safra salgısını söktürücüdür.
• Onikiparmak bağırsağı ülserlerinin tedavisinde etkilidir.
• Tansiyon düşürür.
• Sinir gerginliğini geçirir.
• Albümini atar.
• Kramp çözücüdür.
• Lenf sistemini temizler.
• Ilık çayı ile göz banyosu yapıldığında, görme gücü artar.
• Mikroplu sarılıkta en önemli yardımcıdır, karaciğer hastalıklarında çok etkilidir.
• Lokal deri rahatsızlıklarının dıştan tedavisinde kullanılan en önemli bitkilerdendir. İltihap giderici, büzüştürücü, yara iyileştiricidir. Bütün yaralara, kanamalara, eziklere, yanıklara ve haşlanmalara, güneş yanığına, zor iyileşen yaralara veya uzun süre yatmaktan kaynaklanan yaralara karşı kullanılır. Bu tür tedavilerde taze bitki kullanımı daha başarılıdır.
• Kansere ve kanser türü çıbanlara karşı kullanılan bitkilerdendir. Bitkinin taze sıkılmış öz suyu, deri kanserinde başarıyla kullanılmaktadır.
• Uzunca bir süre, günde 5-6 defa bitki öz suyu sürüldüğünde, damar yumrusu ve Yaşlılık lekeleri de kaybolur.
• Taze sapların öz suyu, siğillere ve uyuza karşı kullanılabilir.
• merhemi:
Yarım kilo içyağı veya herhangi bir margarin tencerede eritilir ve kızartma yapılabilecek derecede kızdırılır. 2-3 avuç dolusu ince kıyılmış sap, yaprak ve çiçek tencereye atılır ve karıştırılır. 2-3 dakika sonra tencere ateşten çekilir ve kapağı kapatılarak demlenmeye bırakılır. Gece boyunca serin bir yerde bekletilir. Ertesi gün hafifçe ısıtılır, üstüne iki kat tülbent yerleştirilmiş bir süzgeçten geçirilerek süzülmeye bırakılır. Bitki özsuyu dibe çökerek küflenmeye sebep olduğu için posaları sıkılmaz.. Sıcak merhem, kapaklı küçük merhem kaplarına aktarılır ve soğuduktan sonra kapakları kapatılarak buzdolabında veya serin bir yerde saklanır. Uzun süre dayanmaz. Ağrıyan her bölge, karın ağrısı, kas ağrısı, eklem ağrısı, bel ağrısı, sırt ağrısı, boyun ağrısı, Varis ağrısı için bu merhemle yapılan hafif masajlar çok fayda verir. Gerginlikler ve sertlikler sona erer. Bu tedavinin günde 2-3 kere tekrar edilmesi iyileşmeyi hızlandırır.
• Aynısefa merhemi, aynı zamanda kaşıntılı ayak mantarına karşı da güçlü bir iyileştiricidir. Çayını içerek ve merhem olarak kullanıldığında, bir hafta içinde hastalığın kökünü kuruttuğu görülmüştür.
Önemli not: Mantar rahatsızlığına şifa olan her türlü tabii veya sentetik ilâç ve merhemler mantarlı deriye pudra şekeriyle yedirilerek sürülürse ilâcın şifası daha etkili olur. Böylece ilâç daha derinlere nüfuz etmiş olur.
• 1 litre zeytinyağının içine 20 veya daha fazla çiçek konur, güneşte 3 hafta bekletilir, hergün çalkalanır. Elde edilen bu yağ içten ve dıştan her türlü rahatsızlıklarda masaj yapılarak kullanılır. Kanser, yara-bere, Egzama ve her türlü cilt hastalıklarına iyi gelir.

25 Ağustos 2016 Perşembe

İris-Süsen Bitkisinin

İris-Süsen
İbn-i Sina'ya göre bu bitkinin cildi temizleme,cildi sıkılaştırma ,ciltteki kırışıklıkları ,buruşuklukları giderme gibi etkileri bulunmaktadır.Cilt sağlığı için önemli bir bitki türüdür.Sina'ya göre Sivilce ve cilt dökülmelerinde bire birdir.İbn-i Sina'nın bu bitki hakkında verdiği ilginç bilgilere süsen'in bir türü olan iris eskiyip güvelendiği zaman kokusu artıyor ve güzelleşiyor.Bu sebeple bu türden olan süsenler toplandıktan sonra gölgede kurutuluyor ve ipe dizilerek mahzene konuluyor.Süsen bitkisinin bir çok çeşidi bulunmaktadır,bunlardan yabani olanları kırlarda bahar mevsiminde kendiliğinden yetişir ve ömürleri 10-15 gün arasında olur bu türleri daha etkilidir.

Killi Toprağın Faydaları (Kil)

Killi Toprak

Killi toprağın faydaları oldukça çok olmasına rağmen hiç bir yan etkisi bulunmamaktadır.Öncelikle killi toprağın seçimi önemlidir.Killi toprağı yerin 15-20 cm altından çıkarmalısınız daha sonra bu toprağı güneş altında kurutarak içindeki taş ve kum parçacıklarını ince elek yardımıyla iyice temizleyin ve elinizin altında çeşitli amaçlar için kullanacağınız killi toprak hazır demektir.Unutmayınız her toprak kil değildir,çanak çömlek yapılan toprağa da killi toprak derler ama gerçekte killi toprak resimdeki gibi çok ince toz halinde ve mavimsi bir renge sahiptir.
Kadınlarda yüz maskesi olarak kullanılma şekli : Küçük bir kaba bir yumurtanın sarısını dörde bölün (1/4)  hazırlama kabına koyun bir su bardağının yarısı kadar killi toprak ilave edin bir veya iki adet taze salatalığı rendeden geçirerek suyunu bir tülbent yardımı ile sıkın bu suyu da ilave edin üzerine yüze sürme kıvamına gelecek kadar su ilave edin, üzerine iki cay kaşığı sızma zeytin yağı ilave ederek karıştırın bu karışımı 10-15 dakika bekletin ve yüzünüze bu kürü uygulayın istediğiniz sonucu alacaksınız emin olun.Eğer son bahar aylarında bu kürü hazırlarsanız size çok önemli bir ip ucu daha vereyim sonbahar yada ilkbahar aylarında salyangozlar dışarıda  sabahın erken saatlerinde gezinirler salyangozları toplayarak bir cam üzerinde gezdirin ve bıraktıkları sıvıyı toplayarak bu karışıma ilave edin göreceksiniz etkisini iki kat arttıracak daha çok faydasını göreceksiniz.eğer salyangozdan hoşlanmıyorsanız eklemeyebilirsiniz.
Killi Toprak bilim adamları tarafından araştırılmış ve çok ilginç sonuçlar ortaya çıkmıştır.Bir papağan türünü inceleyen bilim adamları ,Papağanların zehirli bir bitkinin tohumlarını çok sevdiklerini tespit etmişlerdir.Bu Papağanların neden zehirlenmedikleri üzerinde duran bilim adamları Papağanların her gün küçük bir  pizza büyüklüğünde killi toprak yediklerini saptamışlardır.Kilin vücutta bulunan bazı zehir türlerini öldürdüğü ve bağırsaklar içindeki bazı parazitleri etkisiz kıldığını tespit etmişlerdir.Avrupa da yapılan bir çalışmada bir bardak su içerisine bir kaşık kil konup iyice karıştırılıp içilince sindirim sistemini rahatlattığı saptanmıştır.

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Soğanın Faydaları Nelerdir

 
Soğan
                            Soğanın Mucizeleri: Her gün mutfağımızda kullandığımız soğanın birçok faydası vardır.Ama birçoğumuz ,mutfağımızda hemen hemen her gün kullandığımız bu şifa deposundan habersiziz. Besin değerleri zengindir. A, B ve C vitamini yönünden zengindir,ayrıca potasyum,kalsyum,iyot,magnezyum,sodyum  fosfor ve kükürt mineralleri bakımından oldukça zengin olan soğanın içerdiği diğer etken maddeler sayesinde de pek çok hastalığa iyi gelir.
Faydaları: 
  • İltihap kurutucu özelliği vardır.
  • Yüksek tansiyona iyi gelir.
  • Özellikle üşütmelerden kaynaklanan grip,astım,bronşit gibi hastalıklara iyi gelir.
  • Sindirimi kolaylaştırır
  • Vücuttaki toksinleri atar.
  • Vücut direncini arttırır,özellikle kış aylarında vücuda kuvvet verir.
  • Zihinsel ve bedensel yorgunluğa iyi gelir.
  • Böbrek ağrılarını hafifletir.
  • Uykusuzluğa faydalıdır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirerek çabuk hastalanmayı önler.
  •  Nefes yollarını açarak öksürüğü keser.
  • Kalp damar hastalıklarına iyi gelir.
  • Hafızayı güçlendirir.
  • Damar tıkanıklığını önlediği bilinmektedir.
  • Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
  • Şeker hastalığına faydalıdır.
  • Cinsel gücü arttırır. Kemik erimesine karşı önleyicidir.
  • Böbrek kumlarının ve taşların dökülmesine yardımcı olur ve tekrar oluşmalarını önler.
  • Mikrop öldürücü etkisi vardır. Vücuttaki ve kandaki zararlı maddeleri vücuttan atar.
  • Vücutta açılan yaraların daha hızlı kapanmasına yardımcı olur.
  • Çıban,dolama ya da yaralanmalardan kaynaklanan iltihaplı yaraların çabucak iyileşmesini sağlar.
  • Karaciğerin çalışmasını düzenler.
  • Hazmsızlığı giderir.
  • Kanı temizleme etkisi vardır.
  • Sinirleri rahatlatarak, sıkıntı ve bunalıma iyi gelir.
Kullanımı:Soğan yeşil ve kuru olmak üzere iki şekilde kullanılır.Kuru soğan da sarı,kırmızı ve beyaz olmak üzere üş çeşide sahiptir.
  • Bir adet ota boy sarı yada kırmızı soğanı iri parçalar halinde bölerek yarım litre  (1/2) suda kaynattıktan sonra soğumaya bırakın,daha sonra yemeklerden sonra birer  bardak için.Soğuk algınlığı ve gribe iyi geldiğini göreceksiniz.
  • Vücuda dışarıdan batmış herhangi bir cismin çıkarılmasında da oldukça etkilidir.Mesela diken,çivi yada herhangi bir cisim battığında,orta boy bir soğanı köz veya tüp üzerinde kabuğu ile beraber kızartın,iyice kızardıktan sonra pamuklu bir bez üzerine dizerek batan cismin üzerine sarın bir gece öylece yatın ertesi gün o nesneyi dışarı atmış olarak göreceksiniz eğer atmamışsa ikinci gün aynı işlemi tekrarlayın mutlaka attığını göreceksiniz.
  • Çıban yada dolama gibi aşırı acı veren rahatsızlıklarda da aynı işlem uygulanırsa,siz gece uyurken  haberiniz olmadan çıbanın iltihaplanmasını hızlandırarak  patlatır ve sabah rahatlamış olarak uyanırsınız.Zaten bu gibi rahatsızlıklarda soğanı sarar sarmaz ağrıyı dindirdiğini göreceksiniz.


Pişirilmiş Soğan
İltihaplı Sivilce


UYARILAR:Ülseri yada Gastriti olanlar soğanı çiğ olarak fazla tüketmemelidir,zira soğanın ülser ve gastriti tetikleyici etkisi vardır.

Limon Suyu Ve Sarımsağın Faydaları

Limon Suyu
Limon suyu ve sarımsak mucizesi
2 litre limon suyu,40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak, ağzı sıkı
Kapanan koyu renkli veya üzeri kağıtla kapatılmış bir kavanoza karıştırılıp
doldurunuz.
Sarımsak yıkanmadan ve ezilerek limon suyunun içine koyulacak,kavanozun
kapağı sıkıca kapatılacak.
25 gün boyunca normal ılık bir yerde saklanıp hergün
çalkalanacak.(sarımsaklar iyice erimiş olacak)
25 gün sonra kavanozu açıp her sabah kahvaltıdan yarımsaat- 1 saat kadar
önce aç karnına yarım veya içilebiliniyorsa
1 çay bardağı içilecek. Kavanoz bitene kadar bu içme işine devam edilecek.
Kavanozun kapağı hep kapalı tutulacak,
Kavanoza asla su,şeker v.b. karıştırılmayacak,ancak çay bardağına aldığınız
kısmına istenirse sulandırılıp içilebilinecek.
Karışım içildikten sonra,kahvaltıya kadar (yarım-1 saat sonra) kahvaltı
yapılacak. Mümkünse her sabah aynı saatte içilecek.
KANITLANMIŞ YARARLARI
1- Tüm damar iltihapları (vaskülir) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor,
damar sertliklerini ve hipertansiyonu önlüyor.
2- Kollestrol ve lipidi düşürüyor zararlı yağların yakılmasını sağlıyor,
kilo verdiriyor(bazal metabolizmayı hızlandırıp
Yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor, bu dönemde diyete dikkat
etmek gerekiyor) Şekeri düşürüyor,pankreas’ın
Yenilenmesini sağlıyor.
3- Böbrek ve safra taşlarını eritiyor, idrar söktürüyor, vücuttaki şişkinlik
ve tüm dokulardan ödemi kaldırıyor.
4- Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak
barsağı ülserinin kesin tedavisini yapıyor.
5- Tüm romatizmal iltihabı önleyip, hertür romatizmal ağrıları
dindiriyor,kireçlenmeyi önlüyor.Eklem düzeylerinin yenilenmesini
sağlıyor.Ağrıları kesiyor.
6- Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerinin yenilenmesini sağlıyor.
Sinirdeki aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını arttırıyor.
Felçlere ve VERTıGO’da fayda veriyor
7. Vücudun baışıklık sistemini son derece kuvvetlendiriyor ve her türlü
alerjiyi,özellikle damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini
Kökünden kesiyor. Kansere karşı tüm vücudu koruyor.
N O T : ilacı hazırlayanın babasının koroner by-pass ile üç damarı
değişecekken bu ilaç sayesinde % 100 tıkalı damarları açılmış.
ılaç hazırlandıktan sonra sarımsaklar erir, koku etrafa
yayılmaz. Kullanan üç kişi ile görüştüm, hep son derece memnun olduklarını,
adeta gençlik
ıksiri olduğunu söylüyorlar. Bunu ilk defa Rus doktorlar bulmuş
ve uygulamışlar. Şimdi ABD’de uygulanmaya başlanmış, tıp’da devrim
Yaratacağı söyleniyor. Sarımsak-limon karışımından oluşan
maddelerin kimyasal yapısı çözülmeye çalışılıyor.